Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Kuşadası: Han mı, Kale mi?

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Kuşadası’nda liman ile kale arasında duran, 17. yüzyılın başında Sadrazam Öküz Mehmed Paşa’nın külliyesine ait iki katlı bir han. Vakfiyesi hicri 1028 tarihli. Vakıflar Genel Müdürlüğü 1964’te restorasyona başladı, yapı daha sonra otel oldu. Bugün Club Kervansaray adıyla konaklama hizmeti veriyor.

Instagram’da bu kervansarayı “Kapının üstünde kitabe yeri var, kitabe yok” diye anlatmıştım. Bu yazı aynı hikayenin kaynaklarıyla birlikte uzun hali.

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı’nı kim, ne zaman yaptırdı?

Yapıyı Sadrazam Öküz Mehmed Paşa yaptırdı, inşa tarihi 17. yüzyılın ilk çeyreği. Kesin yapım yılı bilinmiyor. Tarih için elimizdeki dayanak paşanın vakfiyesi.

Vakfiyenin tarihi kaynaklarda iki farklı biçimde veriliyor. Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi’ndeki Betül Gelengül Ekimci maddesi vakfiyeyi 1028 (1618) tarihli olarak veriyor ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi’ndeki 751 numaralı defteri gösteriyor. TDV İslâm Ansiklopedisi ise vakfiyenin Zilhicce 1028, yani Kasım 1619 tarihli olduğunu yazıyor ve külliyenin bu tarihten önce tamamlanmış olması gerektiğini söylüyor. Hicri 1028 yılı miladi takvimde 1618’in son haftalarından 1619’un sonuna kadar sürüyor. Bu yüzden iki tarih aynı belgeye işaret ediyor olabilir, ama ay bilgisini veren tek kaynak TDV.

Kaynaklarda paşanın adı Mehmed, yapının adı çoğunlukla Mehmet diye yazılıyor. Bu yazıda kişi için Mehmed, yapı için Mehmet yazımını kullandım.

Ekimci’nin maddesine göre Öküz Mehmed Paşa 1607’de Mısır valisi oldu, 1612’de I. Ahmed’in kızıyla evlenerek padişahın damadı oldu ve 1614’te sadrazamlığa getirildi. Kervansaray tek başına bir yapı değil. TDV’ye göre paşanın Kuşadası’ndaki külliyesinde cami, mektep, hamam, han, bezzazlar çarşısı, fırın, kahvehane ve dükkânlar vardı. Bunlardan bugüne cami, han ve hamam ulaştı.

Bu yapı bir han mı, kale mi?

Kayıtlarda bir han, ama kale gibi tahkim edilmiş bir han. TDV maddesi duvarlardaki mazgal ve dendan dizilerinin yapıya kale görünümü verdiğini yazıyor.

Ekimci’nin maddesi savunma unsurlarını tek tek sayıyor. Denize bakan cephenin kuzeybatı ve kuzeydoğu köşeleri burçlarla güçlendirilmiş. Kalın duvarların üstü dendanlı bir kalkan duvarla bitiyor ve dendanlarda farklı yönlere bakan mazgal pencereler açılmış. Çatıda, hücrelerin tonozları ile kalkan duvar arasında yaklaşık 90 santimetre genişliğinde bir seğirdim dolaşıyor.

Aynı madde, yapının ilk kuruluşta surların devamı olarak gümrük muhafaza işlevi gördüğünün kabul edildiğini yazıyor. Ana kapıların üzerindeki hücreler dizdarlara ve gümrük eminlerine ayrılmıştı. Yani yapı hem bir han, hem de limanın yanında bir gümrük ve savunma noktası olarak düşünülmüş.

Kapının üstündeki kitabe neden yok?

Bilmiyoruz. Kifayet Özkul’un Türkiye Turizm Ansiklopedisi’ndeki maddesi kapıda kitabe için bir boşluk bulunduğunu, ama kitabenin olmadığını not ediyor. Bu boşluğun neden doldurulmadığını ya da bir kitabe konup sonradan kaybolup kaybolmadığını açıklayan bir kaynağa ulaşamadım.

Kitabe olmayınca yapım tarihini taştan okuyamıyoruz. Tarih tartışmasının vakfiyeye dayanmasının nedeni de bu.

Kervansarayın planı nasıl?

Dikdörtgen planlı, iki katlı ve avlulu bir han. TDV’ye göre avlu iki katta da tonozlu revaklarla çevrili. Kuzeyde limana, doğuda çarşıya açılan iki kapısı var. Ekimci de ana kapıların doğudaki çarşı cephesinde ve kuzeydeki deniz cephesinde olduğunu, ayrıca küçük bir kapı daha bulunduğunu yazıyor.

Oda sayısında kaynaklar küçük bir farkla ayrılıyor. TDV birinci katta 27, ikinci katta 29 oda veriyor. Özkul ise alt katta 28, üst katta 29 oda sayıyor.

Malzeme konusunda da kaynaklar aynı şeyi söylemiyor. TDV hanın kesme taştan yapıldığını yazıyor. Ekimci moloz taş ve tuğla kullanıldığını, revak ayaklarının küfeki taşından olduğunu belirtiyor. Özkul ise moloz taş ve devşirme taştan söz ediyor. Bu yazıda üç kaynağın ifadesini olduğu gibi aktardım.

Evliya Çelebi avluda ne görmüştü?

Bir şadırvan ve onun üstünde bir mescit. Hem TDV hem Ekimci, Evliya Çelebi’nin avlunun ortasında şadırvan ve üzerinde mescit bulunduğunu yazdığını aktarıyor. Bu tür yükseltilmiş mescide köşk mescit deniyor.

Bugün avlunun ortasında mescit yok, bir havuz var. Ekimci bugünkü fıskiyeli havuzun sonradan eklenmiş olabileceğini düşünüyor. Özkul ise avludaki mermer havuzdan söz ediyor ama eklenme tarihine değinmiyor.

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı ne zaman otel oldu?

Kaynaklar burada da ayrılıyor, ama kesin olan restorasyonun Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1964’te başlatılması. Hem TDV hem Ekimci bu tarihi veriyor.

Otele dönüşüm için iki farklı yıl var. Nazmi Kozak’ın Vakıflar Genel Müdürlüğü otelleri maddesi, Kuşadası’ndaki kervansarayın 1968’de restore edilerek otel olarak kiraya verildiğini yazıyor. Ekimci ise yapının 1979’da Fransız yatırımcılar tarafından kiralanıp otel olarak kullanılmaya başlandığını belirtiyor. Özkul’un maddesine göre 1965-1970 arasında burada turistlere yönelik Türk geceleri düzenleniyordu. Bu üç bilgiyi tek bir zaman çizgisine oturtan bir belge bulamadım.

Ekimci, 1993’te yeni bir restorasyon yapıldığını ve yapının 2002’de Kültürel ve Doğal Değerler kategorisinde Turizmde Kalite ödülü aldığını da ekliyor.

Otel bugün rezervasyon platformlarında Club Kervansaray Kuşadası adıyla, Atatürk Bulvarı No:2 adresinde listeleniyor. Otelin kendi resmi sitesine bu araştırmada ulaşamadım.

Otelde kalırken nelere bakmalı?

Avluya girmeden önce kapının üstüne bakın. Kitabe için bırakılmış boşluk orada.

Denize bakan cephenin iki köşesindeki burçlar, duvarların üstündeki dendanlar ve aralarındaki mazgal pencereler binanın neden kale gibi göründüğünü açıklıyor. Çatıdaki seğirdime misafirlerin çıkıp çıkamadığını bilmiyorum, bunu otele sormak gerekir.

Avlunun ortası, Evliya Çelebi’nin şadırvanı ve mescidi gördüğü yer. Revak ayaklarında Ekimci’nin söz ettiği küfeki taşını arayabilirsiniz.

Kervansarayın aynı külliyeden kalan komşuları cami ve hamam. TDV’ye göre cami kale içinde, moloz taştan yapılmış.

Sıkça sorulan sorular

Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı ne zaman yapıldı?

17. yüzyılın ilk çeyreğinde. Kesin yıl bilinmiyor, vakfiye hicri 1028 tarihli. Türkiye Turizm Ansiklopedisi bunu 1618, TDV İslâm Ansiklopedisi Kasım 1619 olarak veriyor.

Kervansarayı kim yaptırdı?

I. Ahmed’in kızıyla evlenen ve 1614’te sadrazamlığa getirilen Öküz Mehmed Paşa. Han, paşanın Kuşadası’ndaki külliyesinin bir parçası.

Kervansarayın ilk işlevi neydi?

Han olarak yapıldı. Türkiye Turizm Ansiklopedisi’ndeki maddeye göre ilk kuruluşta surların devamı olarak gümrük muhafaza işlevi de gördüğü kabul ediliyor, kapıların üstündeki odalar dizdarlara ve gümrük eminlerine ayrılmıştı.

Kervansaray bugün otel olarak açık mı?

Rezervasyon platformlarında Club Kervansaray Kuşadası adıyla, Atatürk Bulvarı No:2 adresinde listeleniyor. Gitmeden önce güncel durumu otelden teyit etmenizi öneririm.

Kaynaklar

  1. Çobanoğlu, A. V. (2007). Öküz Mehmed Paşa Külliyesi. TDV İslâm Ansiklopedisi, 34, 26-27.
  2. Ekimci, B. G. (2019). Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı. N. Kozak (Ed.), Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi.
  3. Özkul, K. (2020). Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı. N. Kozak (Ed.), Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi.
  4. Kozak, N. (2020). Vakıflar Genel Müdürlüğü otelleri. Online Türkiye Turizm Ansiklopedisi.
  5. Club Kervansaray Kusadasi, otel listesi ve adres bilgisi, erişim 10.10.2026.

Blogdaki diğer kervansaray otelleri: Rüstem Paşa Kervansaray Oteli, Edirne ve Deliller Hanı, Diyarbakır.

Metin: Raziye Kaya

Yanıt

  1. […] diğer otel hikayelerinden Rüstem Paşa Kervansaray Oteli, Edirne ve Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Kuşadası yazılarında da bir binanın adıyla kayıtlardaki kimliği arasındaki farkı […]

    Beğen

  2. […] Rüstem Paşa Kervansaray Oteli, Edirne gerçekten kervansaray olarak yapılmış bir bina, Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Kuşadası ise Ege kıyısındaki bir başka […]

    Beğen

  3. […] Blogdaki diğer otel hikayeleri: Behram Paşa Hanı, Sivas ve Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Kuşadası. […]

    Beğen

Bir Cevap Yazın